Dahiliye Ve Metabolizma Rahatsızlıklar

Obezite

  • Obezite
    • Obezite çağımızın vebası olarakbilinen bir hastalıktır. Birçok hastalıkları da birlikte getirdiğinden ve beraber olduğundan obezite sendromu olarakta adlandırılabilir. Basit olarak vücut yağ dokusunun fazla olması şeklinde tanımlanır. Obezite olup olmadığımızı saptamak için birçok kriter vardır. Bunlardan birincisi vücut kitle indeksi: vücut kilosunun ,boyun karesine bölünmesi ile bulunur. Örneğin 100kg ve 2 metre boyutlarında olan bir insanın vücut kitle indeksi 100\4=25 tir. 18,5-25 normal, 25-30 fazla kilo, 30-35 hafif obezite, 35-40 fazla obezite , 40 ve üzeri morbid obezite( ölümcül obezite)dir. Bir diğer kriter bel çevresidir. Erkeklerde 102 cm ve üzeri, kadınlarda 88 cm ve üzeri obezite olarak kabul edilir. Üçüncü kriter bel çevresinin kalça çevresine oranıdır. Bu erkeklerde 1'in üzerinde ise kadınlarda 0,85'in üzerinde ise obezite olarak kabul edilir. Karın obezitesi ; karın duvarı obezitesi ve iç organ obezitesi olarak iki şekilde oluşur ve karın obezitesi diğer hastalıkları oluşturmada önemli rol oynar. Örnek olarak şeker hastalığı, kalp hastalıkları, felçler, erken ölümler karın obezitesi olanlarda daha fazla görülür.

      Kadınlarda obezite daha fazla görülür. Amerika'da Amerikan halkının %65i kilolu %30'u obezdir. Türkiyedede bu oranlara yaklaşılmaktadır.

      Obezitede yağ hücrelerinde hücre sayısında artma ve içeriğindeki trigiliseridlerde artma meydana gelir. Vücuda gıda ile fazla giren enerji yağ hücrelerinde trigiliserid olarak depolanır. Enerji ihtiyacında bu depolanan trigiliserid serbest yağ asitleri olarak kaslara ve diğer dokulara gönderilir. Yani yağlanma aslında açlığa karşı koruyucu bir mekanizmadır.

      Obezite sebeplerinde 3 ana faktör söz konusudur.

      • İhtiyaçtan fazla gıda alımı sonuçta enerji birikimi
      • Bu enerjinin yakılamaması yani sedanter hayat
      • Genetik ailesel yatkınlık

      Obezite kriterleri yavaş yavaş aşağı indirilmektedir. Yani vücut kitle indeksi yüzde 25'in üzerine çıkmaya başladıktan sonra sağlığımız tehlike altına girmektedir. Karın içi yağlar ayrıca hiper tansiyon, insulin rezistansı , trigiliseridlerin kanda artması, kadınlarda adet bozukluğu, kıllanma gibi erkekleşme sendromlarının oluşmasına yol açabilir.

  • Obezitenin yol açtığı hastalıklar
      • Hipertansiyon
      • Şeker hastalığı
      • Kan yağlarının yükselmesi
      • Koroner kalp hastalıkları
      • Eklemlerde kireclenme ve hasar
      • Psikososyal bozukluklar
      • Metabolik sendrom
      • Kanserler
      • Damar içi pıhtılaşmada artma
      • Safra taşları
      • Reflu
      • Cilt enfeksiyonları
      • Ameliyatlarda komplıkasyonlarda artma
      • Uyku apnesi ve horlamalar
      • Adet bozuklukları polikistik over sendromları
      • Genel vücut ağrıları
      • Gençler'de kalp hastalıklarından oranının artması
      • Karaciğer yağlanması ve siroz
      • Cinsel problemler
      • Ciltte ve tırnaklarda mantar enfeksiyonları

      Görüldüğü üzere obezite sendromu bir ıceberge benzer. Yani bizim dışarıdan gördüğümüz problemin binde biridir. Obezitede esas mühim olan vücuttaki çeşitli bozuklukların ve hastalıkların tespitidir. Bu ancak deneyimli ve eğitimli tıp uzmanları tarafından teşhis ve tedavi edilebilir. Burada görülen hipertansiyon genellikle belirti vermez. Fakat 300mm /Hg gibi çok yüksek değerlere çıkabilir. Tip2 diyabetlilerinin yüzde 80'i fazla kiloludur. Obezitelilerin hassas ve içe dönük yApıları vardır. Bu hastalarda%60 oranında metabolik sendrom (karın çevresinin fazla genişliği, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, iyi kolesterol düşüklüğü, yüksek şeker) söz konusudur.  Erkeklerde; kalın bağırsak ve prostat kanserleri , kadınlarda; rahim , meme, yumurtalık, safra yolları kanserlerinde Artış vardır. Uyku apnesi obeziteli hastalarda büyük risk taşır. Uyurken solunumun yüzeyelleşmesi, yavaşlaması, duraklaması söz konusudur. Ani kalp durmaları ve ritim bozukluklarına yol açabilir. Obezitede sık görülen polikistik over adet bozukluklarına yol açar genel vücut ağrıları ise yağ dokusunun salgıladiğı sitokinler adı verilen hormonlara bağlıdır.

      Karın içi yağları kana daha kolay karışıp metabolik bozukluklara sebep olur. Vücut kilosu hormonAl ve sinir sistemi kontrolündedir ve iştah merkezi beyinde hipotalamus bölgesindedir. Buraya fizyolojik ve kültürel faktörler, mide gerginliği ile iletilen sinir lifleri çeşitli hormonlar (leptin, insulin, kortizol, bağırsak peptidleri) , çeşitli metabolitler (glikoz, ketonlar) etkiler.

      Vücudumuzda  harcanan enerjinin yüzde yetmişi bazal metabolizma dediğimiz yaşamımızı sağlamak için harcanan enerjidir. Geri kalan %5 ile'u normal fizik aktivitemizle harcanir. KAlan %20'sini de  yaptığımız sporla harcarız. Bu gösteriyorki vücut enerji sisteminde en önemli faktör bazal metabolizmamızdır. Bazal metabolizmamızdaki düşüş bizim kilo almamıza yol açacaktır. Bu nedenle hipotroidi gibi metabolizmamızı yavaşlatan hastalıklar obezite sebebinde  ön plana geçmektedir.

      Günde ortalama kalori ihtiyacımız 2000 kalori civarıdır. Bu ihtiyaç yaptığımız işe göre artabilir. Günde 100kalori gibi çok az miktarlarda ihtiyaç fazlası alacağımız kalori bize yılda 5 kilo aldırır. Bu günde fazladan alacağımız 100 kalori 6  küp şeker veya 2 dilim ekmeğe eşdeğerdir. Bir başka hesapla  %0.3 oranında fazla enerji( kalori) almak 30 yılda 9 kilo aldırır.

      Vücudumuzda iki tip yağ dokusu vardır. 1) kahverengi yağ dokusu ; vücut ısımızı sağlAr. 2) beyaz yağ dokusu; depo enerjiyi gösterir. Depo enerjiyi trigiliserid olarak tutar. Kahverengi yağ dokusu az ise obezite ve şeker hastalığı gelişme riski artar.

      Genetik ailesel etki %40 ile 70arasında değişir. Evlat edinilmiş çocuklar kilo açısından biyolojik anne ve babalarına benzer. Evlâtlık edinilen ebeveyne kilo açısından benzemez. İkizlerde de aynı ilişki vardır. İştah kontrolü yapan5 adet gen bulunmuştur. Bu genlerdeki bozulma (mutasyon) obeziteye yol açar ve bu mutasyon genellikle bir çok gende aynı anda oluşur.

      Obezite gelişmiş ülkelerde daha çok sosyoekonomik seviyesi düşük olanlarda tersine az gelişmiş ülkelerde dah çok sosyoekonomik seviyesi yüksek olanlarda görülür. Uykusuzluk obeziteye yol açar. Gıdalardaki yüksek yağ miktarı ve basit şekerlerin alınması obeziteye yol açar. Çocuklarda obezite televizyon seyretme ve bilgisayarda geçirilen zamanla doğru orantılıdır. Obezitede leptin hormonu artar ve leptin hormonuna cevapsızlık vardır. Toklukta leptin hormonu artar açlıkta leptin hormonu azalır. Büyüme hormonunun yağları azaltıcı yani vücut yağlarını yakıcı etkisi vardır. Büyüme hormonu(GH) uykuda artar. Özellikle gece yArısından önceki safhadaki uyku önemlidir. Obeziteli hastalardaki ayak ve bacaklardaki ödemin en önemli sebebi insulin rezistansıdır. Vücutta oluşan insüline karşı direnç bu hastalardaki hipertansiyonun en önemli sebebidir.  Aşırı obeziteli genç kızlar geç adet olurlar. Hafif kilolu olanlar ise erken adet olurlar. Ev dışı yemek yemekle obezite arasında ilişki vardır. Çünkü ev yemekleri genellikle daha az yağlıdır.

  • Obeziteli hastaya sorulması gereken sorular nelerdir?
      • Hastanın obezitesine hangi faktörler yol açmıştır?
      • Hastanın sağlığını negatif yönde nasıl etkilemiştir vücudu ile ilgili şikayetler nelerdir?
      • Obezite hangi hastalıkları birlikte getirmiştir( şeker, tansiyon vs)?
      • Hastanın tedavideki hedefi ve beklentileri nelerdir?
      • Hasta tedavide istekli ve heveslimidir?
      • Hastanın hangi tipte bir yardıma ihtiyacı vardır?
      • Hasta hangi kiloda kendini rahat hissetmektedir?
  • Obeziteli hastada tedavide yaklaşım prensipleri
      • Şahsa uygun beslenme tedavisi.
      • Şahsa uygun fizik aktivite tedavisi.
      • Günlük yaşam davranışlarının düzenlenmesi oluşmuş hastalıklarının tedavisi oluşabilecek hastalıklardan koruma görüldüğü üzere bütün bu uyarlamalar her şahsa göre farklılık arz eder. Bu nedenle her hasta için ayrı bir program uygulanmalıdır.
  • Obeziteli hastalarda tıbbı tarama
    • Hastalığın başlama yaşı, kilo oynamaları, aile hikayesi, iş hikayesi, yeme ve egzersiz alışkanlıkları, sigara, alkol, psikososyal durum , aile içi ilişkileri, yeme bozukluğu şekli,  iştahın arttığı saatler, kullandığı ilaçlar, vitaminler mutlaka gözden geçirilmelidir. Fizik muayenesinde: hipertansiyon, kalp durumu, akciğerlerin durumu, karaciğer yağlanması ,hipotroidinin olup olmaması, ödemleri, eklemleri diğer hastalıkları yani tüm vücudu gözden geçirilmelidir. Bunlara uygun kan, idrar, biyokimya testleri, ekg ,akciğer filmi, tüm batın ultrasonu, hormonları, glikoz toleransı, insülin rezistansını gösteren testler yapılıp değerlendirilmelidir. Bu ancak konusunda deneyimli iç hastalıkları uzmanı yada endokrin uzmanı tarafından yapılabilir.

Ageless