Dermatoloji

Deri Yaşlanması

  • Deri Yaşlanması
    • Yaşlanmanın gözle görülür göstergesi olan deri yaşlanması yaşam süresinin uzamasıyla daha belirgin ve önemsenir olmuştur. Günümüzde kişiler kendilerini daha genç ve güzel görmek istemektedir.

      Cildimiz 20’li yaşlardan itibaren pek çok değişikliğe uğrar. Deri yaşlanması bir süreçtir ve oluşumunda iç ve dış etkenler rol oynar. İç etkenler olarak kalıtım yoluyla anne babamızdan aldıklarımız ve yaşımız önemlidir. Kısaca genetik mirasımız ve biyolojik saatimiz deri yaşlanmamızdaki iç etkenlerdir. Cildimizin doğal destek sistemi bozulur, ince çizgi ve kırışıklıklar gelişir, derinin esnekliği azalır, kollajen içeriğinde her yıl %1 oranında kayıp olur. Ayrıca deriye renk veren melanosit adlı hücrelerin yapılarındaki ve işlevlerindeki değişiklikler sonucu özellikle güneş gören bölgelerde lekeler belirir. Bu değişikliklerin bir kısmı doğal yaşlanma sürecinin bir parçasıdır ama erken cilt yaşlanmasında zararlı çevresel etkiler önemli yer tutar. İç etkenlere bağlı deri yaşlanmasını engellemek şimdilik olası değil, ama deri yaşlanmasından daha çok sorumlu olan dış faktörlerin etkilerini azaltmak ve geciktirmek mümkün. Deri yaşlanmasında rol alan dış etkenler arasında çevresel faktörler ve yaşam şeklimiz önemlidir. Bunlar arasında güneş ışınları, solaryum, sigara kullanımı, hava kirliliği, alkol alımı, yeme ve uyku alışkanlıklarımız ile stres sayılabilir.

      Deri yaşlanmasından sorumlu en önemli faktör güneş ışınlarıdır ki, bu süreç fotoyaşlanma olarak isimlendirilir. Fotoyaşlanmaya öncelikli olarak ultraviyole A neden olmaktadır. Ultaviyole A ışınlarına yaz ve kış boyunca güneş doğuşu ile batışı arasında maruz kalırız. Üstelik UV-A pencere camından geçer, cam kenarında oturarak veya arabadayken de bu ışınlara maruz kalırız. Yazları cildimizi yakan ve/veya bronzlaştıran ultraviyole B ışınlarıdır, daha çok deri kanseri oluşumundan sorumludur. Her iki ultraviyole ışını birbirinin etkisini ne yazık ki güçlendirmektedir. Fotoyaşlanma uzun sürelidir ve diğer çevresel etkenlere bağlı oksidatif hasarın katkısıyla cildimizdeki yaşlanma belirtileri daha da belirginleşir. Derideki yaşlanma belirtileri devamlı ultraviyole ışınlarına maruz kalan yüz, boyun ve ellerde daha belirgindir.

      Sağlıklı ve genç bir yüz cildi için yapılacaklar “fasiyal rejuvenasyon” başlığı altında toplanır. Fasiyal rejuvenasyon ile kırışıklıklarda azalma, gevşek cildin sıkılaşması, güneş lekelerinin azalması, cilt renk ve tonunun düzelmesi ve hasarlanmış deri damarlarının tedavi edilmesi amaçlanır. Kişinin cinsiyetine, yaşına, cilt tipine ve deri yaşlanmasının derecesine göre seçilecek birçok engelleyici ve düzeltici çözüm vardır. Anti-aging kremler, yüzeysel kimyasal soyma, mezoterapi, ablatif olmayan lazerler, dolgu ve botoks uygulamaları, PRP, radyofrekans, fraksiyonel ablatif lazerler ve kök hücre enjeksiyonları tek başına veya daha sıklıkla beraber kullanılabilir.

Ageless